Browsing Category

Basında Recep Palamut

rotamiz-yenilige-dogru
Basında Recep Palamut,

Rotamız yeniliğe doğru

Palamut Group ve CPM Yazılım ana sponsorluğunda oluşturulan Palamut&CPM Sailing Team, parkurların tecrübeli ismi Targan Hazarhun yönetiminde IRC 2 sınıfında mücadele ediyor. Firma sahibi Recep Palamut’un, yelkeni gençlere sevdirmek amacıyla kurulmasına ön ayak olduğu takım sadece yedi aydır yarışmasına rağmen TAYK ve İYK trofelerinde ilk üçte yer alıyor.

Türk ayakkabı sanayicilerinin en büyük malzeme tedarikçilerinden Palamut Group’un üç yıl önce CPM ERP yazılım şirketini almasıyla ortaya
çıkan Palamut&CPM ismi, bu yıl yelken takımıyla birlikte denize taşındı. İki şirketin çalışanlarından oluşan Palamut&CPM Sailing Team, amatörce başladıkları bu yolda Recep Palamut’un koyduğu hedefe doğru hızla ilerliyor. Büyük Yarış startı öncesi pontonda yakaladığımız ekip ilk kez uzun bir yarışa girmenin heyecanını yaşıyordu.

Yelken takımı kurmaya nasıl karar verdiniz?

Recep Palamut (R. P.): 2017’de oğlumun ısrarları sonucu kendimize yelkenli gezi teknesi satın aldık. Daha sonra onunla yarışlara girer olduk. Balon yelken yaptırsak, eğitim alsak diye düşünürken Marmaris’te Targan Hazarhun ile tanıştık ve şirketimizi de bu spora nasıl dahil ederiz diye düşünmeye başladık.

Yelken, yaptığımız işe çok benziyor. Palamut Group ayakkabı malzemeleri satan, kendi sektöründe duayen bir firma. CPM Yazılım da yurt içinde ve dışında dünya ölçeğindeki şirketleri yönetiyor. Yelken sporu şirket yönetmeye çok benziyor; bir ekibiniz var ve o günkü hava koşullarına göre karar vermeniz gerekiyor. İş hayatında da müşteriye ve değişen durumlara göre karar vermeli ve ekibinize güvenmelisiniz.

Takımı nasıl oluşturdunuz?

Recep Palamut (R. P.): Palamut Group’un ve CPM Yazılım’ın
çalışanlarından oluşan çok güzel bir takım kurduk. Targan Hocam’la karşılaşmamız
ve onun bu ekibin başında olması bize çok büyük katkılar sağladı. Kendisi 44 yıldır bu sektörün içinde, başarılar elde etmiş bir yelkenci. Ekibimize 10 haftalık teorik ve pratik eğitimler verdi ve başarılı sonuçları birer birer almaya başladık.

Targan Hazarhun (T. H.): Gönüllü olan 33 kişiyle başladık. Gerçekten isteyenler takımda kaldı. Ocak başı başladık 17 Mart’a kadar, hava gözetmeksizin yaklaşık 68-69 saat çalıştık. Yarışın olmadığı haftalar antrenman yapıyoruz. Yarışlarda ortalama 14 kişi oluyoruz. Palamut Group ve CPM Yazılım çalışanları asıl kadromuzu oluşturuyor.

Ekibin performansını nasıl buluyorsunuz?

Targan Hazarhun (T. H.): Bu yıl Aşağı Yarışı’nda dağılıma bakınca, IRC 2 sınıfı 12 tekneyle oldukça kalabalık. Bunların çoğu yıllardır birlikte yarışan köklü ekipler. Biz sadece yedi aylık bir ekibiz, buna rağmen TAYK Trofesi’nde çok az puan farkıyla üçüncü; İYK’da ikinci durumdayız. Palamut&CPM Sailing Team olarak, profesyonellere karşı gösterdikleri başarı için benden fazla çaba sarf ettiklerini açıkça söyleyebilirim.

Recep Palamut (R. P.): Burada yarışan arkadaşların hiçbirinin geçmişinde yelken sporu yok. Hepsi bu teknede başladı. Moda Koyu Kupası’nda birinci olduk, performansımızın en net göstergesi bu bence. Hedefimiz bu yıl trofelerde ilk üçte kalmak ve ona ulaşmak için ilerliyoruz.

Yelken ekibi olmak ofise nasıl yansıyor?

Recep Palamut (R. P.): Herkes hafta sonunu iple çekiyor. O hafta açıklanan ekip listesine baktığında parkura çıkmayacak olanların yüzündeki ifadeden bu işi ne kadar sevdiklerini görüyorum. Yelken, şirket içinde enteresan bir dinamik oluşturdu. Denizdeyken kazandığımız hızlı karar verme yeteneği, işte de bize yardımcı oluyor.

Parkura çıkmanın Palamut&CPM Sailing Team’e nasıl bir geri dönüşü oldu?

Recep Palamut (R. P.): Yeni bir ekip olmamıza rağmen, önce Targan Hoca’nın bizim için Bodrum’dan buraya gelmesi, sonra ilk yarışlarımızdan kupayla dönmemiz sayesinde yarış parkurunda kendimizi gösterdiğimizi düşünüyorum. Skipper’ımız bu işin ehli olduğu için çok şanslıyız. Kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Yelken çok güzel geri dönüşleri olan bir spor. İlerleyen zamanda bunun meyvelerini toplayacağımıza inanıyorum. Ama bu yelken takımıyla sadece şirketlerimize marka değeri kazandırmanın değil aynı zamanda yelkenin yaygınlaşmasını sağlamanın ve gençlere bu sporu sevdirmenin peşindeyiz.

Gelecekte farklı tekne ya da farklı bir yarış parkuru hedefiniz var mı?

Recep Palamut (R. P.): Sonraki hedefi Türkiye’ye değil, yurt dışına koymalıyız.. Üst sınıfa geçmektense ekip deneyim kazandıktan sonra uluslararası arenada yer alabiliriz. Yazılım sektöründe dünyadaki iki rakibimiz uluslararası arenada yarışıyor, bize de o yakışır.

Eğitim İçin Her Şey sloganıyla Yelken Aç Projesi’nden de bahseder misiniz?

‘Eğitim İçin Her Şey’ başlıklı Güneydoğu’da başlattığımız bir sosyal sorumluluk çalışmamız var. Bu dördüncü yılımız ve beş yıl içinde 250 okul ile 100 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Şanlıurfa’nın üç ilçesi Suruç, Hilvan ve Siverek başta olmak üzere suyu olmayan okullara su kuyuları açıyoruz. Oradaki maddi imkanı olmayan öğrencilerimize giysi, kitap, ayakkabı ve o bölgenin koşullarına uygun kışlık botlar yolluyoruz. Afrika’nın en güzel ülkelerinden biri olan Nijer’de de su kuyusu çalışmaları yapıyoruz. Şanlıurfa’da 25, Nijer’de kendi sondaj makinamız ile 26 su kuyusunun açılışı tamamlandı. Bunlar gönüllü değil, sorumlu olduğumuzu düşünerek yerine getirdiğimiz projeler.

recep-palamut
Basında Recep Palamut,

100 Günlük Eylem Planına İş Adamlarından Destek

100 Günlük Eylem Planına İş Adamlarından Destek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 400 projeyi içeren 100 günlük eylem planını kamuoyuna açıkladı.

100 günlük eylem planında yine en büyük vurgusunun ‘yerlilik ve millilik’ üzerine olduğunu belirten CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, Türkiye’ye hizmet eden büyük şirketlerin içinde bulunduğumuz konjonktürde yerli yazılım kullanarak ekonomiye dolaylı yoldan destek olmaları gerektiğini belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda, Cumhurbaşkanlığı ile 16 Bakanlığın önümüzdeki 100 gün içinde gerçekleştireceği icraatları tanıttı. 100 günlük eylem planında ulaşımdan enerjiye, ekonomiden sanayiye, dış ticaretten şehirciliğe, dış politikadan savunmaya, eğitimden sağlığa, tarımdan teknolojiye, turizmden gençlik ve spora birçok başlıktaki hedefler yer aldı. Programda bütçe ve kamu maliyesiyle ilgili atılacak adımlar da bulunuyor.

Erdoğan’ın 100 günlük eylem planına iş dünyasından destekler de gelmeye başladı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut; ‘Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu yerlilik ve millilik vurgusunu gönülden destekliyoruz. Bizler yerli şirketler olarak ülkemizin gücüne, TL üzerinden satışlar yaparak destek oluyoruz. Verimlilik odaklı bir büyümeye ihtiyacımız olan bu günlerde, açıklanan eylem planı için herkesin hassasiyet göstereceğini düşünüyoruz. Biz uzun zamandır ülkemizin en güçlü 10 ekonomiden biri olma hedefine ulaşması için ülkemizin verimliliğinin artması gerektiğini ve bunun da yolunun bilişim sektöründen geçtiğini anlattık. Büyüyen Türkiye ekonomisinde en büyük paya sahip sektörlerin başında bilişim sektörü geliyor. 2023 hedefimize emin adımlarla ilerlerken, Türkiye’ye hizmet eden büyük şirketlerin içinde bulunduğumuz konjonktürde yerli yazılım kullanarak ekonomiye dolaylı yoldan destek olmaları gerekiyor ve bu önemli süreçte döviz ile değil TL ile ticaret anlayışını benimsemeleri gerekiyor’ dedi.

Haberler.com  · 5 Ağustos 2018
gorsel-ekip-palamut-sailing
Basında Recep Palamut,

Yelkende Palamut Akını

2017 yılında oğlu Ahmet Salih Palamut’un isteği sonucunda yelken yapmaya başlayan ve daha sonra tekne almaya karar veren CPM Yazılım & Palamut Group Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, kısa bir süre sonra profesyonel bir yelkenci olmak için kolları sıvamış bir isim. Yelken eğitimi almaya başlayan ve yelkene şirket çalışanlarını da yönlendiren başarılı iş adamının bu arzusu Palamut & CPM Sailing Team’in kurulmasıyla sonuçlanmış.

Palamut, “yelken yaparken salgılanan hormonlar psikolojik olarak kişiye destek oluyor. Bu spora başlamamızın ardından çalışanlarımızın iş hayatlarındaki artan performansları ne kadar doğru bir karar aldığımızı bizlere gösterdi” sözleriyle aldıkları karardan duyduğu mutluluğu ifade ediyor.

IRC2 grubunda yarışan takım, Palamut Group ve CPM Yazılım ekibinden oluşuyor. Ekip üyeleri daha önce profesyonelce yelken sporuyla uğraşan isimler olmamalarına rağmen 10 hafta süresince Targan Hazarhun liderliğinde teorik ve pratik olarak eğitim alarak yarışmaya hazır bir hale geldiler.

İlk yarışları olan Çanakkale Zaferi 103. Yıl Kupası’nda ikinci etabı birincilikle tamamlayarak genel klasmanda ikinci olan takım, bu derecesiyle gelecekte ne kadar başarılı bir ekip olacağının ilk sinyalini verdi. Daha sonra katıldıkları TAYK Fahri Çelikbaş Kupası, BAU İlkbahar Trofesi, TAYK İstanbul Kupası gibi önemli organizasyonlarda podyuma çıkan ekibin ana hedefi girdikleri her yarışta ilk üçte yer almak. Takım zirveyi rakiplerinden almak için ise sıkı bir şekilde hazırlıklarına devam ediyor.

 

Ekip ne zaman ve nasıl kuruldu?

2017 yılında oğlumun teşvikiyle yelken yapmaya başladım ve daha sonrasında bir tekne almaya karar verdik. Önce kendim profesyonel anlamda yelken yapabilmek için eğitimler aldım. Zaman geçtikçe şirket çalışanlarımıza fayda sağlamak için neler yapabiliriz diye araştırmalar yaptık.

Kendim de yelkenle yakından ilgilendiğim için şirket çalışanlarımızı da denizde buluşturarak onları motive edebileceğimizi düşündük. Çünkü yelken yaparken salgılanan hormonlar hem fizyolojik değişikliklere sebep oluyor hem de psikolojik olarak kişilere destek oluyor. İçinde bulunduğumuz sektör ve çalışanlarımızın isteği bu spor ile motive olabileceğimizi hissettirdi.

Bu hayalimizi Targan Hazarhun ile gerçekleştirerek Palamut & CPM Sailing Team’i kurduk. Üç yıllık bir sponsorluğa imza atarak Palamut isimli teknemizle IRC 2 grubunda yarışlara katılmaya başladık.

Şirket olarak her yıl yeni bir heyecana ortak oluyoruz. 2015 – 2016 yılları arasında ralli şampiyonu Simin Bıçakçıoğlu’na ve 2017 yılında Adil Küçüksarı’ya sponsor olduk. Sponsor olduğumuz dönemde birçok başarıya imza attık. Şimdi de yelken hayatında birçok başarıya imza atan Targan Hazarhun ile birlikte yeni bir maceraya açıldık.

 

Yelken takımı kimlerden oluşuyor?

Takımımız, Palamut Group ve CPM Yazılım ekibinden oluşuyor. Bu kişiler daha önce profesyonel olarak yelken sporuyla uğraşan isimler değillerdi. Bu noktada hafta sonları Targan Hocamız ile teorik ve pratik olarak takım eğitimlerimize başladık. Yaklaşık 10 haftalık bir eğitimin sonucunda ise ekip yarışlara katılmaya başladı. İlk yarışımız olan Çanakkale Zaferi 103. Yıl Kupası’nda 2. etabı birincilikle tamamlayarak genel klasmanda 2’inci olduk. Ekibin özverili çalışması daha ilk yarışta kendini hissettirmeye başladı.

İlk yılımız olmasına rağmen Palamut & CPM Sailing Team ile çok güzel başarılara imza attık. Devam edeceğine inanıyoruz.

 

Siz hangi havalarda daha iyi performans gösteriyorsunuz?

Hafif havada ya da sert havada iyiyiz demem çok doğru değil. Yelken sporu her şarta uyum sağlamayı öğretiyor. Ekip arkadaşlarımız da ellerinden geldiği kadar uyum sağlıyorlar.

Teknede kimi zaman dalgalarla boğuşurken kimi zaman da sakin havanın ve güneşin keyfini çıkarıyoruz, her antreman ve yarış ekibimize tecrübe kazandırıyor.

 

Unutamadığınız bir yarış anınız var mı?

Her yarışta ayrı bir heyecanla parkura çıkıyoruz. Her yarışımız unutumadığımız bir sürü anıyla dolu. İYK Trofesi, Tuzla-Kalamış coğrafi rotasında çok iyi başlamamıza rağmen rakiplerimizin gerisinde kaldık ve sonuncu sıraya düştük.Ekibimiz, ilk yarışlarından biri olmasına rağmen motivasyon ve kazanma hırslarını asla kaybetmedi. Günün sonunda avantajlı pozisyonumuzu geri kazandık ve birinci olduk.

 

Ekip nasıl bir disipline sahip?

Hafta içi yoğun tempoda çalışmalarına rağmen hafta sonu özverili bir şekilde eğitimleri takip ediyorlar. Biz de yöneticiler olarak ekibi her zaman destekliyoruz. Hem kendi istekleri ve yetenekleriyle hem de bizlerden gördükleri destekler ile bu spora dört elle sarılıyorlar.

Şirketimizin organizasyon şemasının en tepesindeki isim de en altındaki isim de, aynı amaç için ter döküyor. Spor takımlarının yaşattığı ruhu ve sağladığı kaynaşmayı başka araçlarla yakalamak çok zor. Biz her zaman ekibimizi kocaman bir aile olarak gördük ve bu duyguyu her alanda yaşatmak istiyoruz.

Ekibimizde olan kişilerin hiçbiri adaların arkasına dolanmak, deniz havası almak, bronz bir tene sahip olmak ve imkanların el verdiği her türlü keyiften faydalanabilmek için bu sporu yapmıyorlar. Her biri yarışmaktan ve mücadele etmekten mutluluk duyuyor. Aldığımız birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülleri rotamızın hep yenilik olduğunu ve doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

 

Kendi sınıfınızda en yakın rakipleriniz kimler?

İstanbul’da IRC 2 sınıfında yarışan ekiplerin çoğu yıllardır beraber yarışan birçok milli sporcuyu kapsıyor. Bizim ekibimiz ise 10 haftalık bir eğitim sonucu yarışmaya başladı.Var olduğumuz her yarışta iddiamızı ortaya koyuyoruz. Dolayısıyla grubumuzdaki her takımı çok önemli bir rakip olarak görüyoruz.

 

Şu ana kadar aldığınız dereceler?

Şu ana kadar aldığımız dereceler;

  • Çanakkale Zaferi Kupası – 2. etap gün birinciliği, genel klasman ikinciliği
  • TAYK Fahri Çelikbaş Kupası Yat Yarışı – İlk ayak yarışı IRC 2 grubu gün ikinciliği, genel klasman ikinciliği
  • BAU İlkbahar Trofesi – Son etap ikinciliği
  • TAYK İstanbul Kupası – Gün ikincisi
  • 34. Yıl Deniz Harp Okulu Kupası – İkincilik
  • TAYK Marmara Kupası Yarışı – Üçüncülük
  • TAYK MDK Kabotaj Bayramı Kupası Yarışı – Birincilik

Yeni bir takım ve ekip olmamıza rağmen ilk 3’te kalmaya çalışıyoruz. Şu an için hedefimize emin adımlarla ilerlediğimizi söyleyebilirim. Ekip arkadaşlarımız, kendilerinden daha tecrübeli olan ekiplere rağmen çok iyi performans gösteriyorlar. Her geçen gün olduğumuz noktadan daha ileriye ulaşmak en büyük hedefimiz.

 

En sevdiğiniz rota ve parkur?

Her parkur veya coğrafi rota farklı tecrübe gerektiriyor. Ekibimiz genel olarak hepsinden keyif alıyor. Targan Hazarhun’un sabrı ve azmi ile her parkura ve rotaya hızlı adapte olabiliyoruz.

 

Ekip üyeleri:

Yelkene başladıktan sonra iş ve özel yaşamınızda neler değişti?

Recep Palamut // Balon Trimer

Aslında biz ekip olarak çaba ve gayreti seviyoruz, kendimde denizde olmaktan büyük keyif duyuyorum. Hem sosyal hayatımızda hem de iş hayatımızda güçlükler ve zorluklarla mücadele ediyoruz. Şimdi böyle bir profesyonellikle yola çıkınca mücadele etmek, zorluklar ile başa çıkmak hem iş hem özel hayatımızda ana temamız oldu. Yelken, tam bir takım işi. Herkesin bir görevi ve bir amacı var. O amaç doğrultusunda herkes canını dişine takarak çalışıyor. Yelken yapmak hobilerim arasında fakat bencil olmayı sevmiyorum, paylaştıkça çoğalacağına inanıyorum. Bu nedenle ekip ruhunu denizde de yaşamak bizim için çok önemli.

Çalışanlarımızla gerek iş yerinde, gerek yelkende, gerek sosyal sorumluluk projelerimizde hep bir aradayız. Güneydoğu’da su kuyusu açıp, öğrencilerle aynı sınıfta aynı havayı teneffüs ederken de, İstanbul, Ege ve Akdeniz sularında ter döküp dalgalarla da boğuşurken de hep birlikteydik.

Yelkende öğrendiğimiz her detayı hayatımızın her alanında uyguluyoruz. Yelken sporu yöneticilik anlamında bizlere birçok farkındalık kazandırdı ve kazandırmaya da devam ediyor.

 

Targan Hazarhun //Kaptan Skipper

44 yıldır yelken sporuyla uğraşıyorum. Başladığım ilk günden bu yana hayatımda köklü değişiklikler oldu diyebilirim. Öncelikle takım çalışması, olası sorunlara çözüm odaklı yaklaşmak, hedeflerim için mücadele etmek… Bunlar artık benim hayatımın bir parçası. Yelken, kişilere zaman ve hız kavramını yeniden tanımlamayı öğretiyor. Haliyle uzun yıllardır bu sporun içinde profesyonel olarak yer almak hayatıma birçok farkındalık kazandırdı.

 

Ahmet Salih Palamut // Ana yelken

Yelken aslında benim için mutluluk, huzur, eğlence, düşünce, motivasyon, özgüven, başarı ve yaşam kaynağı. Yelken sporuna amatör olarak başladım. Bugün geldiğim noktaya baktığımda hayatımda birçok şeyin geliştiğini fark ediyorum. Bu benim için oldukça önemli. Her durumda yeni bir hamle düşünerek bir sonraki adımı planlamak yelkenin bana kazandırdığı en güzel şey.

 

Ayça Bozacılar // Piano&Balon Trimer

Yelken sporuyla ilk tanışmam Palamut & CPM Yazılım Yelken Takımı’nın kuruluş aşamasında oldu. Herkes kadar benimde denize tutkum vardı. Fakat daha önce bu sporla profesyonel olarak ilgilenmek için hiç vakit yaratamadım. Şirketimizin böyle önemli bir spora bizi yönlendirmesi bizi ekip olarak mutlu ediyor. Yelkene başladığımızdan beri şirket içi motivasyon, çalışmalar, çözüm odaklı yaklaşımlar ve birçok konuda gelişim kaydettiğimi gözlemliyorum.

 

Hazal Yüncü // Genova&Piano Trimer

Bizler yoğun iş temposunda çalışan bireyler olarak ne yazık ki çoğu zaman kendimize fırsatlar yaratamıyoruz. Takımın kuruluş aşamasında bu fırsatı kaçırmak istemediğimi ve takımda mutlaka yer almam gerektiğini düşündüm. Belki çoğu zaman pes ettim, çok yoruldum ama yine de vazgeçmedim. Yelken, emek ve özveri isteyen bir spor. Hafta içi koşuşturmacalar ve stres hepimizi oldukça olumsuz etkiliyor. Fakat yelkene başladıktan sonra, hayatımda bazı süreçleri artık daha kolay çözüme ulaştırdığımı görmeye başladım. Yelkenin üzerimdeki olumlu etkierini her geçen gün biraz daha hissediyorum.

 

Ertuğrul Akovalı // Direk dibi&Baş üstü

Yelken, insanların gelişimi üzerinde birçok faydası olan bir spor dalı. Biz ekip olarak bu sporu aynı zamanda bir eğitim aracı olarak da görüyoruz. Görevleri eksiksiz yerine getirmek, uyum içerisinde çalışmak ve görev paylaşımı yapmak konusunda her gün geliştiğimizi görüyoruz. Evet çok yoruluyoruz ama günün sonunda dereceyle eve dönmenin mutluluğunu yaşamak hiçbir şeye değişilmiyor. Bu sayede hem spor yaparak hem de şirketimize dolayısı ile çalıştığımız müşterilerimize ve ülkemize fayda sağladığımızı düşünüyoruz.

 

Beren Yüksel Piano & Balon Trimer

Aslında çok uzun zamandır yelken sporunu takip ediyordum. Fakat iş hayatımın yoğunluğundan dolayı ne yazık ki bu spora vakit yaratamıyordum. Ya da tam olarak nereden başlayacağımı bilmiyordum. Bugün Palamut & CPM Yelken Takımının bir üyesi olmaktan mutluluk duyuyorum. Yelkenin gerek iş hayatımda, gerek özel hayatımda gözlem yapma, özgüven, stratejik düşünme gibi birçok konuda fayda sağladığını görüyorum. Çok kısa bir zamanda bu sporun etkilerini hayatımda hissetmek benim için büyük bir şans. İlerleyen dönemlerde yelkenin hem kendime hem de ekibimize çok daha fayda sağlayacağını düşünüyorum.

 

Eser Soysal // Piano & Balon Trimer

Yelkene başladığım günden beri daha sabırlı, daha kararlı ve daha cesur olmaya başladığımı görüyorum. Çünkü yelken hepimize sabrı, cesareti ve kararlı olmayı öğretiyor. Neredeyse her hafta yarışımız var, yarış olmayan haftaları da antrenman yaparak değerlendiriyoruz. Yelkenin öğretilerini hayatınıza ve işinize uygulamama gibi bir durumunuz olmuyor. Her an daha çözüm odaklı bir birey haline dönüşüyorsunuz.

 

Durmuş Yamaç // Baş üstü

Yelken iş, ev, trafik, özel hayat gibi karmaşık sorunlar boğuşurken farkındalık kazanmama ve çevremde pozitif şekilde algılanmama yardımcı oldu. Yoğun yarış ve antrenman temposunda planlama yetilerimin geliştiğini fark ediyorum. Bu hem iş hayatıma hem de özel hayatıma olumlu katkı sağlıyor. Karmaşık durumlardan hızlıca kurtulmak adına stratejik planlamalar ve çözüm odaklı yaklaşımlar sergiliyorum. Bu spora devam ettiğim sürece bu kazanımların artacağını düşünüyorum.

 

Nazif Bayramoğlu // Direk dibi &Baş üstü

Yelkende bir ekip çaışması söz konusu olduğu için, hepimiz verilen görevleri eksiksiz yerine getirmeye çalışıyoruz. Çünkü ekipten birinin yaptığı en küçük hata bizi rotamızdan saptırabilir. Yaşadığımız olaylar ve edindiğimiz tecrübeler, iş hayatımızda bizi besliyor. İş hayatlarımızın karmaşasından arınıp kendimize zaman ayırdığımız ama bütünüyle bizi her alanda besleyen bir spor dalıyla ilgilenmek motivasyonumuzu yüksek tutmamıza olanak sağlıyor.

 

Ercan Peker // Cenova &Guy Trimer

Yelkenin hızlı karar alabilme eğilimimize, motivasyonumuza ve stres yönetimimize doğrudan etkisi olduğunu düşünüyorum. Antrenmanlara başladığımız ilk günden bu yana herkesin hayatında olumlu değişiklikler yaşadığını gözlemliyorum. Benimde bu süreçte gözlem yetilerimin geliştiğinin farkına vardım. Çünkü bireysellikten çıkıp takım olarak birşeyleri başarmak için mücadele ediyorsunuz. Bu kazanımlar iş hayatımızı da özel hayatımızı da çok yakından ilgilendiriyor. Hepimiz yelkenin bize kattığı değerleri hayatımızın her alanında uygulamaya başladık.

Kobiler Dijitalleşmeli
Basında Recep Palamut,

“KOBİ’ler acilen dijitalleşmeli…”

16Türkiye’nin 2023 yılında en büyük 10 ekonomi içinde olabilmesi için bilişim sektörünün 160 milyar dolara ulaşması gerekiyor. Biz de 2023 yılında kurumların yüzde 80’inin yerli yazılım kullanması hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. YASAD’ın verilerine göre 2023 yılına kadar her yıl bilişim ihracatımızı yüzde 13.8 oranında artırmalıyız. Acilen KOBİ’lerin dijitalleşmesi gerek. Dijitalleşme ile rekabet etmeye başlayan KOBİ’lerin üretim ve istihdamı artacağı için dövizde ve enflasyonda buna bağlı olarak düşüşler göze çarpacaktır. Yeni dönemde devam eden mali disiplin, finansal piyasalardaki derinleşmeyi artıracaktır. Bu noktada sanayimizde bulunan stratejik sektörlerde yüksek katma değeri hedefleyen yapısal reformlar ve yüksek teknolojiye dayalı özel sektör yatırımlarında artış sağlanması için bazı teşvik programları hayata geçirilmeli. Ülkemizde ERP kullanmayan KOBİ kalmaması ve verimliliklerini artırmaları gerekiyor. Bizler de beş yıllık master planlarımızı belirlerken bu istatistiki verileri göz önünde bulundurarak ve hedeflerimizi belirleyerek çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Para Dergisi · 16 Temmuz 2018
capital-iyiligin-onculeri
Basında Recep Palamut,

Recep Palamut, Bu Sene de Capital Dergisi “İyiliğin Öncüleri” Listesinde

Geçen yıl da yer aldığımız Capital Dergisi “İyiliğin Öncüleri” listesinde tekrar adımızı görmenin mutluluğunu yaşıyoruz. CPM Yazılım ve Palamut Group Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, bu yıl da özellikle Güneydoğu’da yürütülen “Eğitim İçin Her Şey” projesi ve Nijer’de açtırılan su kuyuları ile her yıl daha fazla çocuğun eğitimine ve su olmayan bölgelerdeki insanlarımızın suya ulaşmalarına katkı sağlıyor. 5 yıllık planlamada toplam 250 okul ve 100.000 öğrenciye ulaşabilmeyi hedefleyerek gelecek dönemlerde de sorumluluk bilinciyle desteklerimize devam edeceğiz.

CAPİTAL Dergisi · 3 Temmuz 2018
cpm-egitim-projesiyle-100-bin-ogrenciye-ulasacak
Basında Recep Palamut,

CPM eğitim projesiyle 100 bin öğrenciye ulaşacak

Yazılım firması CPM ve Rabve Vakfı tarafından hayata geçirilen ‘Eğitim İçin Her Şey’ adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında Şanlıurfa’dan gelen 43 öğrenci ve 7 öğretmen İstanbul’u gezdi.

CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, “5 yıl içinde 250 okul 100 bin öğrenciye ulaşmayı planlıyoruz. Ama 2019 yılında bu rakamı yakalamış olacağız” dedi.

Projenin 4 yıl önce başladığını dile getiren Palamut, “Oğlumun öğretmeni Şanlıurfa’daki öğrenciler için kitap yardımı istemişti. Biz de bu işin böyle olmayacağım düşünerek bu projeyi hayata geçirdik. Proje kapsamında Şanlıurfa’da belirlenen okullardaki öğrencilere kışlık mont, ayakkabı ve kitap yardımı yapıyoruz. Ek olarak da suyu olmayan okullara da su kuyusu açıyoruz” ifadelerini kullandı. Palamut, bugüne kadar 25 kuyu açtıklarını bildirdi. Suruç, Siverek ve Hilvan’dan da su için talepler geldiğini belirten Palamut, “Şırnak, Bayburt ve çevre illerden de bu yönde talepler geliyor. Projeyi talebe bağlı olarak başka illere de yaymayı planlıyoruz” diye konuştu.

Proje kapsamında Şanlıurfa’dan 43 öğrenci ve 7 öğretmen İstanbul’a gelerek kültür turu yaptı.

Çocukların kendilerine Aziz Sancar’ı örnek aldıklarını söyleyen Palamut şöyle konuştu: “Çocuklara öğretmenleri ne olmak istediğini soruyorlar. Onlar da Aziz Sancar’ı kendilerine örnek almışlar. Doktor, cerrah, polis, öğretmen olmak istiyorlar. Ama ağırlıklı olarak tıpla ilgili mesleklere yönelmiş durumdalar.”

Dünya Gazetesi · 4 Mayıs 2018
turkiye-gazetesi-1
Basında Recep Palamut,

Şanlıurfalı 43 Öğrencinin İstanbul Mutluluğu

CPM Yazılım, Rabve Vakfı ile birlikte hayata geçirdiği “Eğitim İçin Her Şey” projesi kapsamında İstanbul’a hiç gelmemiş 43 öğrenciyi ve 7 öğretmeni 30 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında Şanlıurfa’dan İstanbul’a getirdi. Programın birinci gününde Şanlıurfa’dan uçakla İstanbul’a gelen ve ilk defa uçağa binen öğrencilerin heyecanı gözlerinden okunurken, ziyarette bulundukları Sultanahmet, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Rahmi Koç Müzesi ve Miniatürk; öğrencilerin büyük takdirini topladı. Programın ikinci gününde Büyükada’ya giderek piknik yapan öğrenciler, bilim, benim dünyam, drama ve eğitimde motivasyon gibi aktiviteler ile de eğlenceli vakit geçirdi. Dönüşte Boğaz turu yaparak, ilk defa İstanbul Boğazı ile tanışma fırsatı da elde eden öğrenciler, üçüncü gün gerçekleştirilen Emirgan turu sonrasında Rahmi Koç Müzesi ve Miniatürk’ü de ziyaret etti. Ayrıca programın ikinci gününe “Eğitim İçin Her Şey” projesi kapsamında burs kazanarak Suruç’tan İstanbul’a eğitim için gelen öğrenciler de katılım gösterdi.

para-dergisi-cv
Basında Recep Palamut,

“CV’ler Yapay Zekaya Emanet…”

İK uzmanlarının işe alım sürecinde doğru analiz yapabilmesine olanak sağlayan sistemlerin önümüzdeki dönem hızla artış göstereceğini belirten CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, bu sistemlerin doğrudan işe alım sürecini etkileyeceğini ve özellikle adaylar için önemli avantajlar barındırdığını söylüyor. Günümüzün iş dünyasında İK uzmanlarının işe alım sürecinde doğru analiz yapabilmesi oldukça önemli. Değişen teknoloji trendleri, yapay zekâ ve makine öğrenme gibi terimlerin hayatımıza girdiği dijitalleşme sürecinde CV’ler artık yapay zekâ temelli araçlar ile değerlendiriliyor. Yakın bir zamanda işe alım süreçlerinde yapay zekâ temelli CV değerlendirmeye geçtiklerini aktaran Palamut, “Bu sistemler artık hayatımıza dahil olmuş durumda. Değişen trendleri takip etmek ve o doğrultuda bir rota belirlemek en önemli adımların başında geliyor. Geliştirdiğimiz İK modülümüz ile işe alım sürecinin en önemli aşaması olan “değerlendirme’ kısmını çok daha doğru bir şekilde yönetebiliyoruz” diyor. Geleneksel işe alanların tamamen insan hatalarına açık bir süreç olduğunun altım çizen Palamut sözlerine şöyle devam ediyor:
“Geleneksel işe alanlarda süreçler genelde 3-4 aşamalı oluyor. Bu aşamalar tamamen insan hatalarına açık bir şekilde ilerliyor. Yapay zekâ temelli CV değerlendirme araçlarında ise insan hataları neredeyse sıfıra iniyor”.

Para Dergisi · 29 Nisan 2018

752x395-kobi-turu-1523308066167
Basında Recep Palamut,

KOBİ Turu

CV’ler yapay zekâya emanet
Değişen teknolojiyle birlikte yapay zekâ temelli CV değerlendirme araçları gündemde. İK uzmanlarının işe alım sürecinde doğru analiz yapabilmesini sağlayan sistemlerin önümüzdeki dönemde artış göstereceğini belirten CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, bu sistemlerin doğrudan işe alım sürecini etkileyeceğini ve adaylar için önemli avantajlar barındırdığını söylüyor. Dijitalleşme sürecinde CV’ler artık yapay zekâ temelli araçlarla değerlendiriliyor. CPM Yazılım olarak işe alım süreçlerinde yapay zekâ temelli CV değerlendirmeye geçtiklerini aktaran Palamut, “Bu sistemlerle birlikte değişen trendleri takip etmek ve o doğrultuda bir rota belirlemek çok önemli” dedi.

Sabah.com.tr · 10 Nisan 2018
KOBİ Trend
Basında Recep Palamut,

Kaynakların Doğru Kullanımı İle Bugün ün KOBİ’leri Yarının Holdingleri Olabilir

Ekonominin bel kemiği olarak nitelendirilen KOBİ’lerin, rekabetteki en önemli gücü öz kaynakları. CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, KOBİ’lerin öz kaynaklarının verimliliğini artırma noktasında ERP kullanımının büyük rol oynadığını söylüyor. Yazılım sektörünün, tüm sektörlere hizmet üretebilmesi ve kalkınmanın lokomotifi konumunda olması, sektör içinde kuvvetli bir rekabetin oluşmasına neden oluyor. Dünya Endüstri 4.0’dan bahsederken, ülkemizde web sayfası bile olmayan KOBİ’lerin, fire kayıplarını, muhasebe hatalarından kaynaklanan kayıpları, üretim, depo ve stok kayıplarını, insan gücü verimlilik kayıplarını kontrol altına alması imkansız hale geliyor. Tüm bu maliyet kayıplarının önüne geçmek ise süreçlerin entegre çalışmasını sağlayan ERP sistemleri ile mümkün.

“Seçilen yazılımlar firma kültürüyle uyumlu olmalı”

Firmaların uygulayacağı ERP programının firma kültürüne, iş yapma şekline, yerel kültüre uyumlu olmasına dikkat edilmesi gerektiğine değinen CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut; “Ayrıca ERP programının ülkenin resmi kurumlarıyla olan finans-muhasebe, ithalat-ihracat işlemlerinde tüm süreçlere hakim olması ve doğru uygulamalar olması firmayı rahatlatacak ve kimi durumlarda zarardan kurtaracak bir özelliktir. Bu hususlara dikkat edildiğinde ERP yatırımı, süreç boyunca ödenen danışmanlık ücreti ve zaman kaybı olmayacağından, ERP’nin sağlayacağı karlılıktan hemen faydalanmaya başlanabilir” diyor. ERP yatırımı esnasında, seçilecek olan yazılımın firmanın talepleriyle uyuşması kritik faktörlerin başında geliyor. Kurum ihtiyaçlarının en başından belirlenmesinin en önemli adım olduğunun altını çizen Recep Palamut; “ERP sistemleri, kurumun ana omurgası. İyi bir yönetim stratejisi, sabır, moral ve motivasyonla desteklendiğinde ERP yazılımlarından maksimum fayda sağlamak mümkün. Bu süreçte, seçilen ERP yazılımının işletmenin mevcut insan kaynağı ve bilgi kaynakları ile uyumu da oldukça önem taşıyor”dedi.

“Rekabet ortamına ayak uyduran KOBİ’ler yarının holdingleri olacak”

Günümüzün hızla gelişen teknolojisi, otomasyon sistemlerinin imalat sanayisinde önem kazanmasına yol açtı. Daha çok büyük sanayi şirketleri için gündeme gelen dijital endüstri uygulamalarının, farklı modellerle küçük ve büyük ölçekli şirketler açısından da erişilebilir hale geldiğini belirten Palamut; “Akıllı yönetilen bir KOBİ haline gelebilmek için dijitalleşme olmazsa olmaz konuların başında geliyor. Dijitalleşen KOBİ deyince aklımıza; ürettiği ve dışarıdan gelen tüm verileri elektronik hale getiren, bunları da elektronik olarak saklayan, transfer eden, bilgisayar ağlarıyla bir yerden bir yere anında gönderen, raporlayabilen ve her an her yerden erişebilen/erişilebilen bir işletme geliyor. Bu dijitalleşme ile rekabet etmeye başlayan KOBİ’ler, doğru ERP yatırımları sayesinde alacakları risk, maliyet, fire, verimlilik, karlılık raporlarıyla pozisyonlarını daha net görüp doğru stratejiler belirleyerek yarının holdinglerine dönüşecek”.

Doğru yatırım hızlı tepki

ERP kullanımının faydalarına da değinen Palamut; “Bu yatırım yapılırken, satın alınan ERP sisteminin açık kodlu olması önemli. Çünkü kapalı kodlu yazılımlara herhangi bir özellik eklenemediği için firmanın süreçlerine uygun değişiklikler de yapılamıyor. Bu da yazılımı efektif olarak kullanamamak anlamına geliyor. Doğru ERP yatırımı ile değişken üretim koşullarına hızlı tepki vererek rekabet gücü artırılabilir. Bu yazılımlar piyasadaki tehditlere ve fırsatlara daha hızlı tepki vermeye olanak sağlıyor. Ayrıca örnek senaryolar oluşturarak muhtemel sonuçların canlandırılmasıyla gerçek zamanlı kar, zarar ve maliyet analizlerinin yapılabilmesine de olanak sağlıyor” dedi.

KOBİ Trend · Ocak 2018